Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhasının sona ermesinin ardından diplomasi masasında varılan Mudanya Mütarekesi’nin üzerinden 104 yıl geçti. 11 Ekim 1922 tarihinde imzalanan mütareke, Milli Mücadele sürecinde kritik bir diplomatik aşamayı teşkil ediyor.
İZMİR SONRASI TRAKYA VE BOĞAZLAR MESELESİ
Milli Mücadele’nin parolası doğrultusunda yürütülen askeri aşaması, yabancı güçlerin İzmir’de mağlup edilmesiyle sonuçlandı. Ancak askeri başarının ardından Trakya bölgesi, İstanbul ve Boğazlar hattı İngiltere, Fransa ve İtalya askeri denetimi altında bulunmaya devam ediyordu.
TBMM Hükümeti, bu bölgelerin kontrolünü sağlamak amacıyla 18 Eylül 1922 tarihinde diplomatik girişimlerini resmen başlattı.

PARİS TOPLANTISI VE ASKERİ TEMAS HATTI
Yaşanan gelişmeler üzerine İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon, Fransa Başbakanı Raymond Poincare ve İtalya Başbakanı Carlo Sforza, 20-23 Eylül 1922 tarihlerinde Paris’te bir araya geldi. Yapılan görüşmeler neticesinde müttefik devletler, bölgede tarafsız bir hat oluşturulmasını ve Türk kuvvetlerinin bu sınıra girmemesini talep etti.
Mustafa Kemal Paşa bu şartı kabul etmedi ve Türk askeri birliklerine ilerleme emri vererek kuvvetlerin İngiltere’nin tel örgülerle belirlediği hatta kadar ulaşmasını sağladı.

3 EKİM’DE BAŞLAYAN MÜZAKERELER VE İMZA SÜRECİ
Gerilimin ardından taraflar 3 Ekim 1922’de Mudanya’da mütareke görüşmelerine başladı. İsmet Paşa başkanlığındaki Türk heyetinin yürüttüğü müzakereler sonucunda, 11 Ekim 1922 tarihinde ateşkes anlaşması imzalandı.
15 Ekim 1922’de yürürlüğe giren mütareke ile Doğu Trakya ve Boğazlar çatışma yaşanmadan işgalden arındırıldı.

TARİHÇİ PROF. DR. HAKKI UYAR: MONDROS SEVR’İN, MUDANYA LOZAN’IN HABERCİSİ
Mudanya Mütarekesi’nin niteliğini değerlendiren tarihçi Prof. Dr. Hakkı Uyar, sürecin askeri evrenin kapanışını temsil ettiğini belirtti. Mudanya’nın Lozan ve Cumhuriyet rejiminin öncülü olduğunu vurgulayan Uyar, anlaşmanın hem sahada hem de masada elde edilen bir netice olduğunu ifade etti.
Sürecin anlaşılması için Mondros Ateşkes Antlaşması ile karşılaştırma yapılması gerektiğini kaydeden Uyar, şu değerlendirmede bulundu:
“Mondros Sevr’in, Mudanya ise Lozan‘ın habercisidir. Mondros ile işgaller başlamış, Sevr’in altyapısı hazırlanmıştır. Mondros’un maddeleri incelendiğinde sonraki işgale zemin hazırladığı çok açık bir şekilde görülmektedir. Mudanya ise onun tam zıttı bir antlaşma olarak Türk Kurtuluş Savaşı’nın askeri başarısının simgesidir.”
MÜTAREKE EVİ VE DÖNEMİN SEMBOLİK ANLAMLARI
Mudanya Mütarekesi Anı Evi’ndeki detaylara dikkat çeken Prof. Dr. Uyar, müzenin açık kapısından denizin görünmesinin Türkiye’nin karanlık bir evreden aydınlık bir döneme geçişini temsil ettiğini söyledi.
Müze evinin karşısındaki İsmet Paşa heykeli ve içerideki fotoğraflarda yer alan kılıç detayına değinen Uyar, bunun diplomatik kazanımın sahadaki askeri neticeyle sağlandığına işaret ettiğini aktardı. Uyar ayrıca mücadelenin iç ve dış dinamiklerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: